confessions

ah boomer

araştırma görevlisi - 1. nesil yazar

  1. toplam entry 69
  2. takipçi 1
  3. puan 2285

turkcell varlık fonuna devredildi

ah boomer
Türkiye'nin en büyük telekomünikasyon şirketlerinden biri olan Turkcell resmen varlık fonuna devredildi.
Hisseleri uluslararası piyasada işlem gören tek Türk şirketi olan Turkcell bugün yapılan Olağanüstü Kurul Toplantısında şirketin Ana Sözleşmesinde öngörülen maddeler pay sahipleri tarafından kabul edildi ve en büyük hissedar Varlık Fonu oldu.
Bu değişiklikle Varlık Fonu Turkcell'den %26,2 pay alarak en büyük hissedar oldu. Turkcell brüt 811.6 milyon₺ kâr payı dağıtacak.
Peki Ya Varlık Fonu Nedir?
Varlık Fonları, devletin sahiplendiği yönettiği fonlardır. Bu Fon'lar çeşitli finansal varlıklara yatırım yaparak gelirini arttırmayı hedefleyen kuruluşlardır. Varlık Fonu'nun gelirleri genellikle bütçe fazlalarından oluşur.

sefiller kitabındaki 823 kelimelik cümle

ah boomer
Tarihin mutlaka hafifletici nedenler bulacağı bir babanın oğluydu, ama bu baba, ayıplanmaya layık olduğu kadar, saygıya da layıktı, özel erdemlerinin hepsine, kamuyu ilgilendiren erdemlerin de birçoğuna sahipti; sağlığına, servetine, şahsına, işlerine büyük özen gösterir, bir dakikanın bile değerini bilirdi, ama bir yılın değerini her zaman bilmezdi; itidalli, sakin, uysal, sabırlıydı; babacan adam, iyi bir prensti; eşiyle yatardı ve sarayında evlilik yatağını burjuvalara göstermekle görevli uşaklan vardı, çünkü eskiden ailenin büyük kardeş kolunun gayrimeşru ilişkilerini açıkça sergilemelerinden sonra, düzenli kan koca yatağının iftiharla teşhiri faydalı olmuştu; bütün Avrupa dillerini bilirdi, daha ender görülmüş bir durumdur bütün imtiyaz ve çıkarlann dillerini bilir, konuşurdu; orta sınıfın olağanüstü bir temsilcisiydi, ama onu aşardı ve sonuçta ondan daha büyüktü; kanının değerini takdir etmekle birlikte, özellikle kendi özdeğerine güvenmek ve kendi soyu sorununda, bu çok özel sorunda Bourbonlar'dan değil, Orleanslar'dan olduğunu ilan etmek dirayetini göstermişti; ancak Zat-ı Sani-leri iken soyunun en birinci prensiydi, ama majeste olduğu gün gerçek bir burjuva oldu; toplum içinde uzun ve dağınık, özel hayatında kısa ve özlü konuşurdu; cimri olduğu söylenirdi, ama bunun kanıtı yoktu; aslında kendi fantezileri ya da görevleri söz konusuysa, müsrifliğe karşı pek duyarlı değildi; asilzadeydi, ama şövalye değildi; sade, sakin ve güçlüydü, ailesi ve saray halkı tarafından çok sevilirdi, hoşsohbetti, doğru yolda bir devlet adamıydı, içten soğuktu, o an ilgi duyduğu konuya kendisini tamamen verirdi, daima mümkün olduğu kadar yakından idare ederdi, kin duymak da, minnet duymak da elinden gelmezdi, üstünleri sıradan olanlara karşı merhametsizce kullanırdı, tahtların altında sağır bir uğultuyla homurdanan o esrarlı ittifakları parlamento çoğunluklanyla oyuna getirmekte ustaydı, açıkyürekliydi, bazen açılmakta ihtiyatsızlığa kadar vardı, ama bu ihtiyatsızlık içinde bile fevkalade becerikliydi; tedbiri, çehresi, maskesi boldu; Fransa'yı Avrupa'yla, Avrupa'yı da Fransa'yla korkuturdu, ülkesini sevdiği kesindi, ama ailesini tercih ederdi; otoriteden çok, hakimiyete ve kibirden çok otoriteye değer verirdi, ki böyle bir tutumun şu felaket yanı vardır : her şeyi başarıya çevirdiğinden hileyi kabul eder ve alçaklığı kesinlikle reddetmez, buna karşılık şu faydalı yanı da vardır : siyaseti şiddetli çatışmalardan, devleti kopmalardan, toplumu bela ve sıkıntıdan korur, titiz, ilgincbirbilgi.com dürüst, uyanık, dikkatli, nüfuzlu, yorulmak bilmezdi, bazen kendi kendini yok saydığı, yalanladığı olurdu; azönce'de Avusturya'ya karşı cesur, İspanya'da İngiltere'ye karşı sebatkârdı, Anvers'i bombaladı, Pritchard'a tazminat ödedi; Mar-seillaise'i tam bir inançla söylerdi; yorgunluğa, bitkinliğe, güzellik ve ideal zevkine, cüretkârca cömertliklere, ütopyaya, ham hayale, öfkeye, boş gurura, korkuya yabancıydı; gözüpekliğin her türlüsüne sahipti; Valmy'de general, Jemmapes'da askerdi; sekiz defa suikaste uğradı ve hepsinden gülümseyerek çıktı; bir humbaracı kadar sert, bir düşünür kadar cesurdu; sadece Avrupa'nın sarsıntıya uğraması ihtimalleri karşısında endişelenirdi, büyük siyasi maceralara göre değildi; hayatını tehlikeye atmaya daima hazırdı, ama eserini asla, kendisine bir kral olarak değil, bir zekâ olarak itaat edilmesini sağlamak için iradesini etki kılığına sokardı; gözlem yeteneği vardı, ama kehanet yeteneği yoktu; düşüncelere pek önem vermezdi, ama insanları değerlendirmesini bilirdi, yani hüküm vermek için görmesi gerekirdi; süratli ve keskin bir sağduyusu, pratik bir zekâsı vardı, kolay konuşurdu, belleği çok güçlüydü; Sezar, İskender ve Napoleon'la tek benzer noktası olan bu güçlü bellekten daima yararlanırdı; olayları, ayrıntıları, tarihleri, özel isimleri bilir, kitlenin eğilimlerini, tutkularını, dehalarını, ruhların iç özdeyişlerini, gizli ve karanlık isyanlarını, tek kelimeyle, bilincin görünmez akımları diyebileceğimiz şeylerin hiçbirini bilmezdi; Fransa'nın üst tabakasında kabul görüyordu, ama alt tabakalarıyla pek uyuşmuş değildi; incelikle her işin içinden sıyrılırdı, fazla hükümet eder, yeterince saltanat sürmezdi; kendi kendisinin başbakanıydı; büyük fikirlerin karşısına küçük gerçeklerden engel çıkarmakta pek ustaydı; uygarlık, düzen ve organizasyon konusunda ki yaratıcılığını bir melekeyi, bir çeşit formalite ve çekişme esprisiyle birleştirirdi, bir hanedanın kurucusu ve hakkın savunucusuydu; biraz Charlemagne'e, biraz da bir avukata benzerdi, kısaca yüksek ve orijinal bir kişilikti; Fransa'nın kaygılanmasına rağmen güçlü devlet olmayı bilen bir hükümdardı, – Louis-Philippe yüzyılın en seçkin kişileri arasında yer alacaktır ve şan ve ünü biraz sevseydi, yararlılık duygusuna sahip olduğu kadar azamet duygusu da taşısaydı, tarihin en ünlü yöneticileri sırasına geçerdi.

insan olmasaydınız başka ne olmak isterdiniz

ah boomer
Böyle tam olarak şöyle bir şey olmak isterdim; bulut ya da gökyüzü gibi olmak isterdim hafif ama derin. Küçük prens mânasındaki umut ve ona inanan pilot gibi olmak isterdim. Her yerden bir alıntım olsun isterdim. Bana bakan dünyayı görseydi. Sadece adım değilim ben, ben bir bebeğin umudu, bir yaşlının gerçeğiyim. Kısacası yeni bir tür olmak isterdim.

kadir şeker

ah boomer
Kadir Seker bugün suçu haksiz tahrik altinda isledigi gerekçesiyle "kasten adam öldürme" suçundan 12 yil 6 ay hapis cezasina çarptirildi.

5 Subat 2020 tarihinden bu yana tüm ülke bu günü bekliyordu sonuç ilk basta oldugu gibi yine Türkiye'yi ikiye böldü. Kimileri "adam haksiz, neyse cezasi fazlasiyla çeksin" dedi kimi "bir insanin çaresiz çigliklarina kostu, 'insani' kurtarmak isterken istemeyerek katil oldu" dedi.

Evet olay gerçekten çok karisik ama olaya bir de bu yönden bakmak gerekir "Kadir hiç tanimadigi bir adami neden durduk yere öldürsün ?". Dogrudur bicak tasimak suç ama bugün Türkiye'de birçok kiside kesici-delici alet var. Kadir'de o biçak olmasaydi o adam onu öldürseydi o zaman öldüren be kadar ceza alacak miydi ? Bunu da sormak gerekir.


Bir de söyle bakalim olaya bundan sonra artik sokakta kadin-erkek farketmeksizin kavga edenleri insanlar ayiramayacak mi ? Bu kadar mi güvenilirsiz bir dünya mi birakacagiz ? Bir adam bir kadini döverken biz "aman dur basimaza bela almayalim simdi " mi diyecegiz ? Simdi aranizdan sunu diyecekler olacaktir "e illa öldürmesi mi gerekti ?" diye ama hayatin/olaylarin belli bir akisi vardir arkadaslar kimse durduk yere kimseyi öldürmez bazi seyler kazara ya da bilmeyerek olabiliyor.


Bence her ne olursa olsun Kadir Seker bir ceza almali ama bu ceza sadece cebinde biçak tasidigindan olmali (ki kimse kafasina göre bu tür aletleri cebinde tasimasin) yoksa öbür türlü vay halimize ! Sokakta Ben siddete ugrarken kimse bana yardim etmeyecek mi, herkes basina bela almaktan korkacak mi ? Insanlar kafalarina göre birilerini sokak ortasinda dövüp, taciz mi edecek ?! Bu kabul edilemez ! Edilememeli de !

Daha agir suclari bilerek ve isteyerek yapanlar var asil içeri girmesi gereken onlar !

kitap alıntıları

ah boomer
"Ürüdü diye itini, ayak sürdü diye atını, çürüdü diye avradını dayaktan öldüren de vardır.
Komsusunun malını çalan, hismının damını hasmının harma:
nin yakan da bulunur.
Kantarda eksik tartan, yardımda hile yapan, yoksuldan lokma
çalan da çoktur.
Her bir eksiği sevabına tamamlayan da.
Köy, köy değil; ahir zaman dünyası.
Lakin her ömrün de her zulmün de sonu var!"

didem madak

ah boomer
Çocukken şöyle dua ederdim Tanrı'ya: 
Tanrım bana hiç erimeyen, 
Kırmızı bir bonbon şekeri yolla.
...
Ve şimdi şöyle dua ediyorum Tanrı'ya: 
Olanlar oldu tanrım
Bütün bu olanların ağırlığından beni kolla!

Didem Madak.

youtube yorumlar

ah boomer
"Umarım ailen uzun yaşar
Umarım istediğin her şey olur.
Umarım sevdiğine kavuşursun
Umarım Corona çok çabuk geçer
3679 aboneyim 4000 yapar mısınız ?"
Ağabey neyin kafasını yaşıyorsunuz ya.

güne bir şiir dizesi bırak

ah boomer
İmkansızlıkları yaşamak mıdır sevmek ?
Yoksa severken imkansız mıdır ? Yaşayabilmek,
Zor mudur gözlerine bakarken sevgiyi görebilmek,
Yoksa sevgi midir, gözlerindeki tek gerçek ?
Kolay mıdır bir anda vazgeçip gitmek ?
Yoksa gitmekten vazgeçip sevmek mi gerek ?

Özdemir Asaf.
0 /

bir alıntı

neden bekliyorsun?


aü sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol