confessions

nick

asistan - 1. nesil yazar

  1. toplam entry 6
  2. takipçi 0
  3. puan 815

hayat tamircisi

nick
hayvanlara yardımcı olan ve yuva bulan hayat tamircisi ekibinin yolculukları televizyonda izlemeye değer tek programdır, yayından kaldırıp yerine saçma sapan bir dizi konulacak anladığım kadarıyla.

bitmeyen kadın-erkek goygoyu

nick
sözlüklerin bitmeyen kadın erkek goygoyudur. zaten bilinen, zamanın başlangıcından beri herkes tarafından en az bir kez düşünülmüş şeyler bir kez daha düşünülür. Aynı soruların aynı ortamlarda sürekli sorulmasından kaynaklı cevaplar da genellikle aynıdır. Sorulan sorular kadın ve erkek arasında -aslında olmayan- bir fark illüzyonu yaratır -sanki kadınlar ve erkekler iki farklı gezegenden gelmişlerdir- bu "illüzyona" angaje olmayı tercih eden yazarlar tezlerini savunmaya geçerler ve bu sayede yazarlar bu sorular üzerinden sanal bir münazaraya teşvik edilirler sadece önceden söylenmiş olanı tekrar söyleyebilmek için. Alınan cevaplar verimsizdir bir şeyi değiştirmeye yaramaz zaten başlangıçta da soru sorma sebebi alınacak cevabın içeriği değil birileriyle etkileşime girme arzusudur ya da ego mastürbasyonudur -istisnalar olabileceğini kabul ediyorum- . Bu goygoyu en net ekşisözlükte görürüz, bu circlejerk sözlüğe öylesine kazınmıştır hemen hemen her gün sol framedeki bir başlıkta hatta sıklıkla birden fazla başlıkta kadın ve erkekler arasındaki farklar yeniden "keşfedilir". Zaten platformu günlük kullanan kimselere girecekleri yeni bir başlık vermek için (o tatlı mı tatlı reyting/uptime ı almak için) artık düzenli olarak sağılan bu metot sihirli haptır. Yani düşünün bir sözlük 1999dan beridir kadın sorunlarını inceliyor ama kadın haklarını ilerleten grubun ekşiciler olmadığına eminim.

özet; sürekli kadınlar zengin erkekleri sever veya erkekler öküzdür demek hayatımızda bulunduğumuz/bulunmak istediğimiz romantik ilişkilerin kalitesini yükseltmiyor.

anlaşılmamak

nick
anlaşıl(a)mama problemini incelemeye başladığımda bunun ilk başta kullandığımız iletişim araçlarının kusurlarından dolayı olduğunu düşündüm. bir örnek vermek gerekirse; iletişim kuran kişilerin kelimelerden anladıkları veya kelimelere yükledikleri anlamlar farklı olduğu için karşı tarafa vermek istedikleri mesajı veremiyor olabilirler. bununla da ilgili örnek verecek olursak; ben başım ağrıyor dediğimde karşımdaki kimse migren ağrısı gibi bir ağrı anlayabilirken benim kastettiğim aslında şakaklarımın ağrıması olabilir. Bu da ağrının olduğu yerde anlaşamamıza ve de uzlaşamamıza sebebiyet veriyor olabilir. Hiçbirimiz de tartışmaya girerken yanında sözlük getirip karşısındakiyle kelimelerin anlamları üzerinde uzlaşmıyor. Tartışmada kavramlarda uzlaşı bizim için bir kabul. Kelimeler bazında anlamlarda anlaştığımızı varsayıyoruz. Ve de anlatmaya çalıştığımız şeyler soyutlaştıkça ya da daha da komplike hale geldikçe kelimelerin anlamlarının belirsizleştiği gri bölgelere varıyoruz. Mesela aşk kelimesini ele alalım. Çoğumuz için aşk özel yaşanan bir deneyimdir. Hepimiz aşka özlem anlamını yüklemeyiz/yüklememişizdir , bazılarımız mutluluk anlamı yükler. O yüzden aşık olduğu kimseyi beklemekle ömrü geçen kişi aşk beklemektir dediğinde aşkı sadece seksten ibaret anlayan kimse bunu anlayamayabilir anlasa da bunu kavrayamayabilir kavrasa da buna yakınlık duymayabilir. Kısaca; anlamlar subjektiftir tarafların objektifleştirmeleri gerekir. Çünkü tartışmada anlamlara rehberlik ederek onları objektifleştirebilecek yegane kimseler tartışanlardır. Tıpkı matematik kurallarının bu rehberlik yükünü elimizden alarak bu kuralları bilen herkesin "30000" den "20000" anlamamasını sağlaması gibi.
Aslında anlaşıl(a)mama sorununda inceleyebileceğimiz daha başka hususlar mevcut. Bu saatte bu kadar anlatabildim, en azından anlatmaya calıştım. İleride eklemek ve de bu konu üzerine tartışmak isterim. Naçizane önerim de bu sorunu yaşayan yazarlar karşılıklı kusurların bulunduğu bu durumda karşı tarafın duyması gerektiği hassasiyeti de üstlenip kendilerine ek ağırlık yapmasınlar , sonuçta ne kadar deneseniz bile bazen sağlıklı iletişim kurulamayabilir.

gerçek yalnızlık

nick
yalnızlıkla yalnız olmak aynı şey değildir ki. kimsenin seni umursamadığını anladığında gerçekten yalnızlığı/yalnız kaldığını deneyimlemiş oluyorsun ya da en azından kendini buna inandırmış oluyorsun.

neden bekliyorsun?


aü sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol