ankara ayazı

musti
derin nefes aldığında ciğerlerinde hissettiğin ayazdır. içlik giymeyene içlik giydiren ayazdır. ne acıtır, ne yakar insanın içini, ne özlenir bir şeydir. ama her şeye rağmen ayazıyla da sevilir ankara.
bilmirem
Dayanıksız ciğerlerimi hemen üşütür ama insanı kendine de getirir. Sevdikleriniz de aynı ayazı hissediyorsa eğer o keskinliğine rağmen romantik bile olur.
pasliteneke
ilkbahar aylarının başında,sonbaharın sonunda ve kış günlerinde gözlemlenen iklimsel olay. iklimler eğer film yıldızları olsaydı ankara ayazı kesinlikle rocky olurdu. sabah saatlerinde montception içerinde iken öğle vakitlerinde güneşin "o montu çıkar la" demesiyle sol kroşe çakması bir olur.hele birde akşam üzeri esiyorsa ve terli iseniz geçmiş olsun.yarın soğuk algınlığına yakalandınız.

kanadalı arkadaşım 2 yıllığına yaz aylarında ankara'ya gelir.burası çok sıcakmış der. ben ise "sen kışı gör,ayazı gör hele" kendisi de ahanda şunu dedi; "bin kanadaliyim bine bişiy olmaz yha o bizim için pikniğ hıvasdir" gibi kırık bir türkçe ile ingilizce karışık bir cümle kurdu."iyi tamam ben uyardım" dedim.aradan 3 ay geçti.çocuk ocak ayında kızılayın ortasında battaniye ile geziniyordu. cafeye vardığımızda çocuğun burnu bildiğin niagara şelalesi olmuşdu.

tavsiyem montunuz kalın olsun,montu çıkardığınızda bir üzerinizde kazak olsun,altınızda ise deri bir bot olsun yeter.

bir alıntı

neden bekliyorsun?


aü sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol