din

grey warden
İnsanlar iki ayak üzerine çıkıp yeryüzünde dolaşmaya başladığından beri var olan bir kavramdır. İnsan evrimi, yakın uzak kuzenlerimize ve diğer canlılara oranla daha hızlı gerçekleştiği için, her şeyden korkuyoruz. Öleceğimizin bilincinde olmamız da bu korkuların gelişmesinde etkili oldu. Genel olarak homo sapiens, bilinmezden korkmakta.

Ölümden sonra ne olacağını bilmediğimiz için de, buna kafa yoran ve topluma göre daha zeki olan sapiensler, ölümden sonrası için tahminlerde bulundular. Sonrasında, başlangıcı bilmediğimiz fark eden zeki sapiens, başlangıç için de tahminlerde bulunmaya başladı. Bütün bu fikirler, bir noktadan sonra başlangıcı ve bitişi anlatan hikayelere dönüştü ve toplum bunları gerçek olarak algılamaya başladı. Çünkü çok güzel kurgulanmış hikayeler, gerçeğin yerine tercih edilme eğilimindedir.

Zeki sapiens, açıklayamadığı her türlü doğa olayını, ruhani ve/veya ilahi güçlere atfetti çünkü sapiens kendisini küçük görüyordu ve mutlaka bütün bunlar kendisinden daha büyük varlıkların işi olmalıydı. Böylelikle pagan dinlerdeki tanrılar ortaya çıktı. Yunan göğe baktığında şimşeği görüp onu gönderene Zeus dedi, Viking aynı olayı yapan tanrıya Thor.

İlk organize din, sümer mitolojisi olarak düşünülür. Diğer bütün pagan dinlerin bu mitolojiden türediği düşünülmektedir. Semavi dinlerde bile, sümer mitolojisinden izler görmek mümkündür.

Her din kendisinden önceki dinin özelliklerini taşır
İnsanın, eski alışkanlıklarını terk etmesi zordur. Ve topyekün bir değişiklik, insanların yeni gelene karşı savunma pozisyonuna geçmesine sebep olur.

Yukarıda da bahsettiğim gibi, insan doğası gereği korkaktır. Değişim de en büyük korkusudur. Bu yüzden eski dininin alışkanlıklarını devam ettirmek ister. Bahsettiğim bu konuyu, en açık bir şekilde Hıristiyanlık içerisinde görmekteyiz. İsa peygamberin doğum günü kesin olarak bilinmemekte ancak hıristiyanlar bu günü 25 Aralık'ta kutlamaktadır. Peki neden 25 Aralık? Bu günün anlamı nedir? 25 Aralık, eski Roma dininde en büyük tanrı olan sol invictus'un tekrar doğduğuna inanılan gündür. Pagan toplumu hıristiyanlığa alıştırmak için, ruhbanlar tarafından 25 Aralık yeni dinin peygamberinin doğum günü olarak belirlendi.
Ve yine Hıristiyanlık üzerinden devam edersek, yüzyıllardır pagan olan ve tek tanrı kavramına direnen bir topluma hıristiyanlığı aşılayabilmek adına, o zamana kadar öğretilerinde böyle bir iddia olmamasına rağmen İsa peygamber tanrının oğlu olarak lanse edildi. Böylelikle teslis inancı üretildi ve çıkışı tek tanrılı olan bir din üç tanrılı hale geldi.
Noel kavramının da Hıristiyanlık öncesi bir çok pagan dinde var olduğunu biliyoruz.

İslamiyetteki kutsal sayılan ayların, İslamiyet öncesi pagan Arap dininde de kutsal sayılması da bu dinden izlerin islamiyette bulunduğunun bir göstergesidir.
Türkler islamiyeti kabul etmeye başladıklarında, dini Araplardan değil, farslardan öğrendi. İran İslam'ında da doğrudan Zerdüştlük'ten izler bulunmaktadır. Türkler İslam'ı öğrenirken, eski türk inancından gelen alışkanlıklarını bu yeni dine adapte ettiler. Mesela islamiyette türbe yoktur. Bu doğrudan eski türk dininden gelen bir gelenektir.
Ölünün arkasından ağıt yakılması, yemek verilmesi, üçü, yedisi, kırkı ve elliikisi vs bunlar eski şaman gelenekleridir.

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Biraz düşündüğünüzde sizin de mutlaka aklınıza bir şeyler gelecektir.

Kısaca özetlemek gerekirse, din, insanların korkularını yenmek için ortaya attıkları hikayeler bütünüdür. Tanrı var mı yok mu sorusundan ayrı olarak din, doğrudan insanın var ettiği bir olgudur. Tanrı varsa ve kendisinin var olduğunu anlatması için elçiler gönderdiyse, dünyaya baktığında gönderdiği dinlerin son halini, kulaktan kulağa oynayan bir grubu izler gibi izliyordur.

neden bekliyorsun?


aü sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol