küfür eden kadın

coolstuff
Yüksek ihtimal dışarıdan beklediği ilgiyi, nezaketi vb. göremeyen ve içten içe bunu dert edinip, bir bayan olarak küfür etmeyi olağan gördüğünü göstererek, kendisine "ay ne samimi, ne kadar doğal vb." gibi sıfatların yakıştırılmasını, dolayısıyla da bir şekilde fiziksel ya da ruhen hissettiği eksikliği gidermeye çalışan, sözde öz güvensahibi ve muhtemelen çirkin bir tiptir.
esdemirei
Bunların cinsiyetçi küfür edenleri vardır. Haydi kimi erkeklerin kafası bel altıya çalıştığı ve manevi değerlere saygıdan bihaberdir de geleceği şekillendirme potansiyelini barındıran bu kadınlar ya da kızlar neden ilgi çekmek ve toplumda bir yerim olsun kafasıyla bir inkârcılık bir asilik kafasında bu küfürleri ederler? Değişik kervanında yerlerini rahatlıkla almışlardır kısaca.
2
coolstuff coolstuff
Özet; ezik bir tiptir.
esdemirei esdemirei
bu bakımından ezik tanımı hak ettiğini düşünsem de bazı yönleriyle benden üstün oldukları alanlar olabileceği için direkt kendilerine ezik dememe taraftarıyım 😅
ytrum9 is back
Kadına yüklenen 'erkeklerin yaptığı pespayelikleri yapamama' misyonlarından biridir.

Tabii ki ataerkil beyinden çıkan her fikir gibi salakçadır.

Sövün kadınlar, koyun gitsin bu puştların kurallarına...
coolstuff
Amacından saptırılıp, şirin gözükmek için farklı yöne çekilmemesi gerektiğine inandığım konudur ayrıca.

Ataerkil / anaerkil fark gözetmeksizin, bir takım kurallar çemberinde yaşanmasına ben de karşıyım lakin bu durum, bu saatten sonra kimsenin değiştirmeye gücü yetmeyeceği birtakım toplumsal normların genelliğini engellemez.

Küfür etme eylemi, başlı başına ve cinsiyet farkı gözetmeksizin saygısız bir davranıştır ve dünyanın her yerinde böyledir. Değinmek, üzerine parmak basmak istenilen mevzu ise bambaşka bir şey olup; naçizane psikolojik bir tespittir. Ve ne yazık ki bunların tümü, en marjinal eleştirmenler tarafından bile içselleştirilmiş özelliklerdir. Bir erkeğe (cinsel tercihi farklı değilse veya işi gereği zorunlu değilse vb.) tayt giymesi "normal" karşılansa da, esasen içten içe "acaba" dedirten bir durumdur. Bu-acaba- sorusu " erkeğe yüklenen misyon gereği veyahut aaa acaba şöyle böyle mi vb" gibi absürt tespitlerle dedikodu kaynağından değil; bilinçaltına işle"n"miş olan toplumsal tarihin sonucudur.

Bunu derken, elbette erkeklerin ortalıkta ağza alınmayacak küfürlerle dolaşmasını normal karşıladığımı veyahut sadece kadın özelinde bu eylemi ayıpladığımı düşünmeyin.

Bahsini ettiğim ve ısrarla da yerden yere vurduğum şey, "ezik, ilgi çekmek isteyen, bana görece olmayan bir kavram olan çirkinliğe sahip vb." özelliklerinin farkında olup; bir şekilde popülaritesini, kendini maskeleyerek saklaması çabası veya olmadığı bir insan profiline bürünüp, o açığını kapatma telaşesidir.

Erkeklerin de ilgi çekmek için ne tip soytarılıklar yaptığının da farkında olan; ömrünün uzunca bir dönemini çeşitli milletlerden insanlarla çalışmış birisi olarak söylemeliyim ki "eziklik" bir insan kişilik tanımının argolaştırılmış halidir ve kadını, erkeği yoktur.

Başlık özelinde tekrar açıklamak gerekirse; her yazdığı şeyde, her iki kelimesinin birisinde küfür bulunan bir kadın varsa bilin ki ya yoruma açık olmayacak şekilde çirkindir, ya sözde entelektüeldir, ya da marjinal kaygılar güden saçma sapan bir tiptir. Hiç sekmez. Sizler veya bayanlar da erkekler özelinde bu gibi örnekleri çoğaltabilirler.

Son : Doğma büyüme babasız yaşamış, annesi çalıştığı için "anneannesi" tarafından büyütülmüş, kuralların ve yaşam şeklinin bizzat anaerkil sistem tarafından belirlendiği ve "kadına saygının esas" olduğu öğretisiyle yaşamış bir ailede yetişen birisi olarak; şahsım adına, bana, anneme, kız arkadaşıma ve değerlerime küfür edecek ne erkek, ne kadın veya bunu dile getirebilecek herhangi bir canlı daha doğmadı. (Sosyal medyayı saymıyorum, parmağı olan yazıyor.)

O kuralları koyan "puşt" a sövebilirler ama bana değil !
ytrum9 is back
mevzuyu 'sıfırdan' ele alabilirsek, 'küfür eden kadın' ile ilgili, haddimiz olmadan bir tarihçe çıkarabiliriz ve üzerimize vazife olmamasına rağmen belli başlı yorumlara tabii ki açık konudur.

öncelikle mağara dönemlerine gidersek, kas gücü ve dayanıklılığı sayesinde avcılığı üstlenen, hayvanlarla boğuşan, gerektiği zaman en ağır yaraları alan; sonuç olarak da mağarasındaki ve komünitesindeki kimseleri doyuranlar erkeklerdi. buna bir de tıpkı belgesellerde hayvanların ortamı gibi 'dişi için savaş kazanma' mantığı girince erkekte şöyle bir fikir oluşmuş:

'bu benim. nasıl çekicim benimse, ok ve yay benimse, ha bu avrat da benim. savaşarak ona 'sahip oldum' sonuçta herhangi bir itirazı varsa şiddetimin tadına bakmasında sakınca yoktur. hamileyken bana sağlayamadığı güzellikleri başkasından da alabilirim. erkeğim olm ben! üstüne bir de alfayım. benden kralı olabilir mi? benim kopyam olan birkaç yağız delikanlı da doğurursa, şerefsizim akarız tarih boyu!'

gibi bir kafaya erişmiş. bu kafanın tezahürü olarak da belli başlı kuralları ve kısıtlamaları uygulayan kişi olma hakkını da kendinde sabitlemiş. haliyle erkeğe, alfaya ve bunların kurallarına ihtiyaç duymadan kendi yaşamını sürdürebilecek, erkeğine (!) karşı çıkabilecek kadınların varlığı bunları her zaman rahatsız etmiştir.

peki sonra?

insan geliştikçe, alet kullanmaya ve farklı geçim imkanlarını tespit ettikçe veya yarattıkça o çok önemli kas gücü yerini beyin (çok önemlidir, bilirsiniz) gücüne bırakmış. mağaralardan çıkılmış. bir araya gelinmiş. topluluk olarak yaşamaya, dolayısıyla bu ortamlarla ilgili kuralları da belirlemeye başlamış. tabii alışmışın kudurmuştan beter olması durumu, daha yakın zamanda tüm mağaranın, tüm kabilenin hükümdarı olan alfa kardeşlerimiz artık kendileri gibilerin değil de, beynini kullanabilenlerin hüküm sürdüğünü gördüğünde bunu kabullenmeleri çok kolay olmamıştır diye düşünüyorum.

düşünsene kendini kabul ettirebildiği tek yetileri elinden alınıyor bir alfanın. ne kadar acı, ne kadar yıkıcı, ne kadar zedeleyici değil mi?

sen evdeki kadının ne yapmasından, toplumda nasıl davranmasından, neyin ona yakışıp yakışmayacağına dair kesin hükümlerden bahsediyorsun, ve senin devamını sürdürebilmen için 'ihtiyaç' duyduğun varlığı, kadını belli kalıplara sokuyorsun. bu kalıplara uymadığı takdirde cevaplıyorsun. senin gibi benliği sarsılmış, yaşanan gelişimler sonucu içten içe ezilen tüm alfalar sosyal ortamlarda sağlayamadığı üstünlükleri evin içinde sağlamaya başlamışlar. çünkü evin reisi onlar, eve ekmek getiren hala onlar, dolayısıyla söz sahibi de onlar.

zamanla dışarı çıkmaları, sahiplenme ihtiyacı hissetmemeleri, üretmeleri, yaratmaları topluma yayılmış olan, kısaca erkeğin varlığı olmadan da hayatını gayet etkin sürdürebilen kadınlar her daim bu kafadaki alfacanları rahatsız etmiştir.

emin olun m.ö. 1200 lü yıllarda 'hunga munga' diye tepki gösterdikleri şeyleri şimdi de 'kadının küfür etmesi' başlıklar açarak yansıtıyorlar. 'hunga munga' diyip geçmeyin, ayıplamayı bunlar çıkardı. bu yüzden de hala düzelemedik.

'öyle oturamazsın, böyle konuşamazsın, sen kadınsın hayırdır?' hep bu mağara sığırlarından gelme şeyler.

gelelim sözlükte bir atışmaya döndürülmüş olan ve fikrime karşı argüman üretmekten daha çok kendi fantezi dünyasına göre ithamlarda bulunan arkadaşımızın konuyla ilgili açıklamasının incelenmesine:

şahsım adına:

-kuralları değiştirme niyetini hiçbir zaman taşımasa da 'saygı' diye bir kavramdan haberdar olmak lazım. eğer bu kuralların yanında değilseniz, en azından bu kuralların varlığını destekleyen yorumlardan ve faaliyetlerden kaçınmak önemlidir diye düşünüyorum. küfür eden kadın bla bladır demeyince hayatta bir eksiklik yaşanmıyor. mesela 'bayan' diyen hiçkimse beni irrite etmiyor, ama hem kelime yapısı 'bay' kelimesinden türediği için, hem de 'kadın' gibi bir kelimenin zamanla bekarete göre söylenmesi ve günümüzde iktidar olan kafa(sızlık)nın tü kaka bulması sebebiyle ısrarla kadın diyorum. ama bayan diyene de karışmıyorum. karışanı da aptal bulmuyorum. belki de onun dediği haklıdır. bir şeyleri değişmesi için o seviyede 'marjinal' olmak gerekir.

-küfür etmenin saygısız bir davranış olması dünyanın her yerinde böyle diye doğru değildir. dünyadaki tüm toplumsal kurallar herkesi kucakladığı düşünülen, ama belli azınlıkların (ki bence ezici bir fark yok) daima nefretle karşıladığı ahlak, terbiye vs. gibi saçma sapan kavramlar üzerinden doğrulanabilecek bir şey değildir. edebiyat da, sanat da, hayat da, kahvehane de, evin içi ve hatta yatak da her zaman küfürlü sözcüklere, 'kötü kelimelere' açık yerlerdir. bizle her zaman vardır ve var olacaktır. bu sağa sola küfür saçma özgürlüğü demek olmamakla beraber ortamdaki kişilerin hassasiyetine göre frenlenebilir veya umursanmayabilir. bu farklılıklar da zaten sosyal ortamlarımızın inşasında önemli bir rol oynar. tayt giyen bir erkeğe 'acaba' deme örneğiyle açıklanan bir yaklaşım için fazla bile yazdım bu maddeyi burada noktalıyorum.

-alfa tayfanın en saçma yanlarından biri, kendileri gibi düşünen bir çoğunluk var diye düşündüklerinin doğru olduğunu sanmaları. bilimsel olarak ele alırsak: bunu bir 'kanun' olarak görmeleri. halbuki ne alakası var canım kardeşim, senin için ezik ve çirkin olan biri ailesinin ve arkadaşlarının göz bebeği olabilir. allah seni inandırsın, bu kadınla sevişen de var. kadın küfür ederken böyle kriterlere neden dikkat etmeli ki? senin zararlı göreceliliğini neden göz önüne almalı ki? yine 'hunga munga' diye özetleyebiliriz süreci. yazıyı tamamen okuyanlar için tabii :)

-erkeklerin ilgi çekmek için yaptığı soytarılıkların farkında olan birisi kadınların küfür etmesini sadece ilgi çekmeye indirgeyince ortaya dev bir çelişki yumağı çıkıyor. kurtar beni diyorsan el atalım? ama küfür kavramını sadece ilgi çekme ile ilişkilendirmek sadece objektif ve analitik düşünme yeteneği yoksunluğuna götürüyor beni. o da farklı ortamlar görerek, farklı insanlar tanıyarak, ayıpladığın şeylerin neden ayıp olduğunu kendine sorduğunda 'sahi ne saçma?' diyebiliyor olmaktan geçiyor. kişisel gelişim diyebiliriz.

-her iki kelimenin birinde küfür eden marjinal, ezik, hunga munga kadının özelliklerini yazmak ne zaman bize düştü? neden ikisi de eşitse biz kadınınkini vurguluyoruz. burada da bir tutarsızlık söz konusu diye düşünüyorum.

son: şahsınıza ve ailenize küfür edildiğinde kavgaya beni de çağırın, koşa koşa gelirim. hele bu aralar üfff nasıl stresliyim.

elbette ki derdimiz bu ezik puştlarla. çünkü bir bok sıçtılar hala temizleyemiyoruz. insanlara anlatmaya çalışınca da ilgi çekme çabasında oluyoruz. ve evet, parmağımız var yazdık. siz de bu mağaralı tiplerin fikir ve yaklaşımlarını sadece 'çoğunluğun öyle düşünmesi' üzerinden yorumlayarak, biraz da hakaret ve ince giydirmelerle harmanladığınız yazılarınızı daha bilimsel ve mantıklı çerçeveye çekebilirseniz sabaha kadar devam edebiliriz. anlaşamasak da birbirimize 'belki' bir şeyler katmış oluruz ne dersiniz?

bak daha küfürden bahsediyoruz, bekarete gelmedik bile.

diğer türlü ben yoğum, küfür eden kadınlara şirinlik yapmaya gidiyom. ciao.

bilge kağan
"Küfür dilin cilasıdır" şiarıyla küfrettiğini biliyorsanız pek sıkıntı olmayacaktır. Hak edene küfreder netice itibarıyla ve bu çağda küfrün kadını, erkeği olmaz ya da olmamalı.
Ortaya ettiği bir küfrü üzerine alınanlar ise eziğin önde gidenidir.
Ayrıca küfür illa ki ana avrat sövmek veya cinsel nitelikli olmak zorunda değildir.

(bkz:Küfür olmayıp küfür etkisi yaratan şeyler)
3
bilge kağan bilge kağan
Önüne gelene ergen kezban hayırdır sen sivilcelerin mi azdı.
bilge kağan bilge kağan
Seviyeden bahsedene bak hele peh peh peh. Komik diyeceğim ama o da yok.
bilge kağan bilge kağan
Ben ergenim, veledim, işsizim, falan filanım da sen ne ayaksın. Hadi bana eyvallah sana bol şanslar hayırlı ışler. :)))
coolstuff
Şahsıma yöneltilmiş olduğu ve birçok kısmına katılmadığım halde müthiş bir keyifle okuduğum bir açıklama olmuş. Öncelikle gerçekten elinize sağlık diler, düşüncelerinizi ifade şeklinizden ötürü teşekkür ederim.

Dediğiniz gibi bu konunun sosyolojik ve tarihsel gelişimini ayrı bir ortamda konuşmak, üzerinde mutabık kalma zorunluluğu olmadığımızı bilerek tartışmayı gerçekten çok isterim.

Fakat halen daha manipülasyona devam ettiğinizi üzülerek gördüğümü de söylemek isterim. Sosyal medyanın her ne kadar direnmeye çalışan tarafında olsam da hayatımıza bir şekilde kanalize ettiği negatiflikler listesinin başlarında olan "yazışarak iletişim, yazılı ifade etmek" durumunda kaldığımızdan, belki de demek istemeye çalıştığım şeyleri yanlış ifade etmiş olabilme ihtimalinden (iğneyi kendime batırayım) ötürü 1-2 noktayı düzeltme ihtiyacı hissettim.

Bir kere ben "çirkin kadın"ların sevilmeyi, sevişmeyi, aşık olunmayı, değer verilmeyi hak etmediğini söylemedim. Yazdıklarımı tekrar okuma zahmetine katlanacak durumunuz olursa belki itiraz ettiğim noktayı yeniden değerlendirme şansınız olur. Katılırsınız, katılmazsınız; o ayrı bir mevzu.

Özellikle son günlerde moda haline gelen "alfalık" saçmalığına dahil edilip, mağara sisteminden verilen örneklemelerle ters köşe yapma gayretinizi ise sizi hiç tanımadan iyi niyetli olduğunuzu düşünerek ve üzerinde durmadan şimdilik kulak arkası yapmayı tercih ediyorum. Çünkü inanın okuduğum zaman güldüm.

Tutarsızlık konusuna gelince ise olabilir; hayatımın her döneminde tutarlı oldum, dengeli ifadeler içerisinde oldum, ben kralım, zekiyim veya yüceyim gibi megolamanca bir tutum,tavır,söylem ve iddiada bulunmadım. Bu konuda spesifik tespitleriniz varsa seve seve dinlemek isterim başka bir ortamda.

Neyse; milletin kafasını şişirmenin pek manası yok. Dürüstüm, dobrayım gibi kişilik göstergesi kalıplaşmış bir zemin üzerine kendini farklı bir insanmış gibi inşa etme çabasının; fiziksel albeniden mahrum olması sebebi ile bir kadınla özdeşleştirilemeyen küfür etme eylemini icra ederek, bir nevi ruhsal tatmini sağlayıp, ucuz politik tavırlar içerisinde olmanın adı tıp biliminde bellidir. Ha "yav kardeşim ne saçmalıyorsun, bize ne bu fikirlerinden vb." gibi itirazlarınız olursa gerçekten başım üstüne lakin ağdalı bir dille cevap verince haklı veyahut mutlak doğruya ulaşmış olmuyorsunuz.

Bu arada, talep ederseniz veya ihtiyaç hasıl olursa çuvaldız masrafınızı karşılamaya talibim.

1
ytrum9 is back ytrum9 is back
Yorumda devam etsem daha iyi olur.

Öncelikle ben 'onları da seven aileleri, sevdikleri, arkadaşları var' derken çirkin kadın sevilmez diye iddia ettiğinizi söylemiş olmuyorum. Siz çirkin ve ezik buluyorsunuz, başkaları da o kişileri sevimli ve sevilesi buluyor. Dolayısıyla benim manipülasyon yapmamdan çok muhatabımın benim manipülasyon yapma ihtimalime tutunması tartışmaya bişe katmıyor maalesef.

Alfalık da, ettiğim küfür de (puşt), yaptığım eleştiri de şu an kadınları ayıplayan zihniyeti doğuran kişilere, gerçekten de mağaradakilere yöneliktir. Ha, bu görüşleri sonsuza kadar savunan kişilerin farkı yoktur alfadan da mağara adamından da, bu ayrı konu. Ama burda böyle bir ithamdan ziyade bu kafalarla üretilen zihniyeti kadının küfür etmesi üzerinden ele alışımız. Ayrıca alfa kelimesi popüler oldu diye başka kelimeyle mi açıklayalım? Gerçekten de eski insanlar ile bir aslan sürüsü farksızdır.

Tutarsızlıkla ilgili ne noktada tespitim olduğunu söyledim zaten.

Dilin ağdalı olması özellikle ayarladığım ve anlatımıma kuvvet vermesi için değil. Sade ve anlaşılır yazdığımı düşünüyorum. Kelime tercihlerim son derece direkt, herhangi bir dolandırma içermiyor.

Amacım da tabii ki haklı olmak değil. Sana puşt demeyeceğimi bilmen ve küfür eden kadına yönelik görüşümü senin zannettiğin şeylere dayandırmana engel olabilmek için çabaladım. Ama pek fayda ettiğini gözlemlemiyorum.

neden bekliyorsun?


aü sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol