patron doyurarak ülke kalkındırmak

alettin ve zehirli lambası
CHP'nin tek kelime eleştirmediği (yandaş sermaye anlayışı hariç, sanki Koçlar, Sabancılar, Tosunlar almıyor) AKP politikasıdır. İvmesini ve yönünü Kemal Derviş'ten (az da olsa Özal'dan) alan bu politikaya göre fakir fukara desteklenip, üretime dahil edilmekle ülke kalkınmaz. Ülke, devlet mallarının patronlara beleş denecek fiyatla (milletten izinsiz) satılması, sonrasında ise üretim için teşvik verilmesi ve fakir fukarının da onlara asgari ücretle köle edilmesiyle kalkınır.

Yani adamların ekonomisi bu. Tayyip amca'nın "2019 başarılı geçti." dediği, damadın "Çok şükür düze çıktık" dediği ekonomi başka ne olabilirdi? Biz de emekliden, küçük esnaf ve sanatkârdan, asgari ücretliden, memurdan, köylüden, öğrenciden bahsediyorlar sanıyoruz.

Siz patrona verdikçe, patron daha çok ister ve tekelleşir. Vatandaşını köle olarak kullanır. Paraya kıyıp arıtma takmaz; sularını, nehirlerini kirletir. Filtre takmaz, havanı kirletir; vergi vermez şerefinizi kirletir, evet.

Ek: Patron zaten patron. Parası var, işi var ve zengin. Bu adamı iyice tımar edeceğine, işsizlere iş sun.

Örneğin avm'lerin, zincir market ve mağazaların tekel zincirlerini kır. Ticareti vatandaş yapsın. Ticaretin içindeki sermayeyi ağır sanayiye yönlerdir.

Hayvancılığı ve tarımı, bu alanda üretilen ürünlerin ticaretini köylüye bırak. Koçların, Sabancıların ne işi var tarım ile? Bak bakalım Türkiye'de tek işsiz ve fakir kalıyor mu?
the aquarian
Sevgili yazarımıza katılmakla beraber, katılmak isteyip de maalesef katılamadığım noktalardan birisi de patron doymadan, - kendi işini kurabilecek bir sermayeye de sahip değilse eğer- işçi nasıl doyar sorunsalını ortaya çıkaran bir başlıktır. Yazarımıza bu önemli konuda serzenişte bulunduğu için teşekkür ederiz.

neden bekliyorsun?


aü sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol